Proje Kartı
Terravine Pavilion, doğanın üretkenliğini ve insan emeğini buluşturan bir toprak yapısıdır.
Form, üzüm bağlarının çizgisel ritmini takip eder; peyzajın devamı olarak araziye yerleşir.
Yapının ana fikri, “toprağın kendi geometrisiyle yeniden tanımlanmış bir üretim alanı” yaratmaktır.
Yüzeyden yükselmek yerine, toprağa gömülerek doğayla hizalanır.
Teras çatı, hem bağ izleme platformu hem de fotovoltaik enerji alanı olarak işlev görür.
Yapı böylece doğanın döngüsüne fiziksel ve işlevsel olarak katılır.
- Yer: Montepulciano, Toskana / İtalya
- Yıl: 2029
- Fonksiyon: Şarap Evi + Üretim Tesisi + Tadım ve Sergi Alanı
- Alan: 1.600 m²
- Yaklaşım: Monolitik Mimari + Toprak Entegrasyonu + Peyzaj Morfolojisi
- Bağlam: Zeytinlikler ve üzüm bağları arasında, arazi eğimine gömülü ve topografyayla süreklilik kuran mimari organizma
- Açıklama: Tasarım









Kavramsal Tema: “Terra Operans – Üreten Toprak”
Formun çıkış noktası, bağ sıralarının topoğrafyadaki akışını okumaktır.
Bu çizgiler yapının geometrisini belirler; zemin, yapının bir parçası hâline gelir.
Kavramsal ilkeler:
- Doğanın İzini Takip Etmek: Yapı peyzajın yönelimlerini ve ışık açılarını izler.
- Toprağın Sessizliği: Cephelerdeki monolitik yüzey dili, bağın dinginliğini yansıtır.
- Üretim ve Sergi Arasındaki Eşik: Şarap üretimi, tadım ve gözlem aynı yapısal akış içinde çözülür.
Yapı, şarap üretim sürecinin kendisini bir mekânsal deneyime dönüştürür; üzümden ışığa, ışıktan gölgeye uzanan bir mimari hikâye.
Zemine gömülü ve eğime paralel tasarlanan bu şarap evi, bağların doğal akışını takip eden sarmal bir kütle kompozisyonuna sahip. İç mekânda üretim ve depolama alanları, dış mekânda ise ziyaretçilerin bağ manzarası eşliğinde tadım deneyimi yaşayabileceği teraslar kurgulandı. Doğal ışık, kontrollü açıklıklarla mekâna süzülerek serinliği korurken aynı zamanda dramatik bir atmosfer yarattı. Böylece yapı, hem üretim işlevini hem de şarap kültürünü temsil eden mekânsal bir deneyim sundu.
Görsel ve Malzeme Dili
Terravine Pavilion, toprağın dokusunu mimariye dönüştürür.
Güneş ışığı yüzeyleri boyunca kayar; sabahları soluk bej, akşamları altın tonlarına bürünür.
Monolitik form, çevredeki bağ dokusuyla hem zıtlık hem uyum kurar; beton yüzeyin pürüzsüzlüğü, toprak dokusunun doğallığını vurgular.
İç mekânlarda ışık ve gölge arasındaki denge, bağın ritmini içeri taşır.
Böylece yapı, insan emeğiyle doğanın üretim döngüsü arasında bir köprü hâline gelir.
Kentsel İz ve Mekânsal Yorum
Terravine Pavilion, kentsel bir simge olma iddiasında değildir; o, kırsal üretim kültürünün çağdaş yorumudur.
Yapı, toprağın dilini betonla, peyzajın dokusunu mimariyle çevirir.
Kendini değil, bulunduğu yeri görünür kılar.
Bu proje, doğanın ritmini modern tasarım ilkeleriyle birleştirerek, Toskana’nın bağ kültürünü geleceğe taşıyan sessiz bir manifesto niteliğindedir.
Tasarım süreci Rhino + Grasshopper + Twinmotion + Unreal Engine 5.4 tabanında yürütülmüştür.
Modelleme, bağ topografyasına entegre LIDAR verileri ve ışık yönlenme simülasyonlarıyla optimize edilmiştir.
Malzeme Paleti:
- Ana Yapı: Ham beyaz beton + yerel taş agregası
- Cephe: Yarı mat kaplama, minimal çizgiler
- Zemin: Doğal traverten ve kireçtaşı
- İç Mekân: Ham yüzeyli mikro beton + masif ahşap detaylar
- Peyzaj: Üzüm bağları, zeytin ağaçları, taş patikalar
- Enerji Sistemleri: Gömülü panel çatılar + pasif havalandırma + yeraltı termal soğutma
- Yapı Malzemeleri: Betonarme kabuk, çelik destekler, cam cepheler.
- Fonksiyon Dağılımı: Alt katlarda üretim ve şarap mahzenleri; üst katlarda tadım salonları ve teraslar.
- Peyzaj Entegrasyonu: Çatı yüzeyi bağlarla bütünleşerek yapıyı doğanın bir parçası haline getiriyor.
- Işık Kullanımı: Doğal ışık, serinliği korumak için kontrollü açıklıklarla iç mekâna süzülüyor.
- Sürdürülebilirlik: Toprak kütle izolasyonu, doğal havalandırma ve yerel malzeme kullanımı ile enerji verimliliği sağlanıyor.
- Enerji Performansı:
- Pasif enerji optimizasyonu
- Çatı panelleriyle güneş enerjisi üretimi
- Gömülü plan düzeniyle termal denge
- Gri su arıtma ve yeniden kullanım sistemi