Proje Kartı
“Casa Terra Residences”, doğal malzemenin sıcaklığıyla çağdaş kent yaşamını yeniden yorumlayan bir cephe serisidir.
Yapının formu, doğadan ilham alan kavisli yüzeyler ve oyuntular ile şekillendirilmiştir.
Her balkon, bitkilerle birlikte yaşayan mikro bir ekosistem gibi çalışır.
Bu sayede bina, hem görsel hem de ekolojik olarak “nefes alan” bir organizmaya dönüşür.
Cephedeki dalgalı katmanlar, günün farklı saatlerinde değişen gölgeler yaratarak yapıya doğal bir ritim kazandırır.
- Yer: Lizbon, Portekiz
- Yıl: 2033
- Alan: 7.400 m²
- Fonksiyon: Konut + Ortak Avlu + Yeşil Teraslar
- Bağlam: Kentsel yoğunluk içinde biyofilik tasarım ilkeleriyle biçimlenmiş modern apartman bloğu
- Yaklaşım: Yumuşak form, doğal malzeme, bitkiyle yaşayan cephe
- Açıklama: Tasarım









Kavramsal tema: “Yumuşaklık – Işık – Yaşam.”
Bu tasarım, betonun sertliğini doğanın kıvrımlı diline dönüştürür.
Bina yüzeyleri, sanki rüzgâr ve suyun zamanla aşındırdığı kayalar gibi biçimlenmiştir.
Cephe boyunca kullanılan asimetrik boşluklar, kullanıcıya hem mahremiyet hem de açıklık hissini bir arada sunar.
Balkonların kıvrımlı geometrisi, güneş ışığını yönlendiren doğal bir filtreleme sistemi olarak işlev görür.
Her daire, dış mekânla doğrudan ilişki kuran yeşil cepler aracılığıyla doğayı günlük yaşamın bir parçası haline getirir.
“Doğada hiçbir şey düz çizgilerden oluşmaz.” – Antoni Gaudí
Görsel ve Malzeme Dili
Yapının dili, doğayla kurduğu ritmik ilişki üzerinden tanımlanır.
Kıvrımlı cephe yüzeyleri, hem rüzgârın yönünü hem ışığın açısını yansıtır.
Akşam ışığında cepheden yayılan amber tonları, binayı adeta canlı bir varlık gibi gösterir.
Katmanlar arasında bitki adaları ve oyuk köşeler, binaya hem estetik hem de biyolojik çeşitlilik kazandırır.
Yüzeydeki ışık–gölge dengesi, yapının her zaman değişen bir kimlik taşımasını sağlar; statik değil, yaşayan bir mimari.
Kentsel ve Ekolojik İz
“Casa Terra Residences”, kent yaşamında doğallığı, malzemenin dürüstlüğüyle yeniden buluşturan bir yapı anlayışıdır.
Her cephe varyasyonu, ışığın yönü, bitkinin büyüme formu ve insan ölçeği ile uyumlu biçimde kurgulanmıştır.
Bu proje, şehir içinde doğal bir denge alanı yaratarak, kullanıcısına sadece estetik değil,
duygusal ve biyofilik bir deneyim de sunar.
Tasarım süreci Rhino + Grasshopper + D5 Render + Corona Renderer ortamında geliştirilmiştir.
Malzeme ve detay sistemi:
- Cephe: Mikro dokulu açık bej renkli prekast beton
- Balkon Cepheleri: Bronz profiller + yeşil saksı alanları
- Işık: Sıcak LED hatları (3200K) + gün ışığı reflektörleri
- Zemin: Doğal taş + ahşap karışımı yüzey
- Bitki dokusu: Ficus pumila, Lavanta, Zeytin bonsai ve Akdeniz sarmaşıkları
Modelleme prensibi:
Formlar, “organic shell subtraction” algoritmasıyla oluşturulmuş;
her kavis, insan ölçeği ve balkon fonksiyonu dikkate alınarak parametrik şekilde optimize edilmiştir.
- Yapı Malzemeleri: Doğal taş kaplama, betonarme, geniş cam paneller, metal korkuluklar
- Fonksiyon Dağılımı: Zemin katta giriş ve ticari alanlar, üst katlarda konut daireleri
- Cephe Karakteri: Dalgalı balkonlar + taş dokusu + entegre bitkilendirme
- Işık Kullanımı: Cephe boyunca gömme LED aydınlatmalarla organik hatların vurgulanması
- Sürdürülebilirlik: Biyofilik cephe tasarımı, pasif gölgeleme, düşük bakım gerektiren peyzaj
- Enerji Performansı:
- Güneş kontrolü sağlayan organik cephe
- Çatıya entegre fotovoltaik paneller
- Geri dönüştürülmüş su sistemi
- Doğal havalandırma şaftları