Proje Kartı
“Luma Terra Residences”, ışığın yönünü, doğanın ritmini ve taşın asaletiyle birleşen bir mimari düzeni temsil eder.
Her cephe varyasyonu, farklı gölge derinlikleri ve kütle oyunlarıyla aynı temanın alternatif yorumlarını oluşturur.
Kat hizaları arasında yer alan bitki adaları, binaya yaşayan bir organizma karakteri kazandırır.
Kütleler, geometrik olarak net sınırlarla tanımlansa da, yumuşak köşe geçişleri ve yuvarlatılmış balkon formları, yapıya hem zarafet hem de akış hissi kazandırır.
- Yer: Valensiya, İspanya
- Yıl: 2034
- Alan: 6.800 m²
- Fonksiyon: Konut + Zemin Kat Sosyal Alanlar + Otopark
- Bağlam: Akdeniz ikliminde sürdürülebilir cephe diliyle yeniden yorumlanan kentsel apartman dokusu
- Yaklaşım: Işık, doku ve yeşil cephe etkileşimiyle sade ama etkileyici bir morfoloji
- Açıklama: Tasarım









Kavramsal tema: “Taşın Işığa Dönüşümü – Katmanlı Sessizlik – Kentsel Soluk.”
Bu yapı serisi, doğanın durağanlığını modern kent yaşamının ritmine taşır.
Her bina, güneşin açılarına göre tasarlanmış balkon derinlikleri sayesinde, günün farklı saatlerinde ışıkla değişen bir yüzey kompozisyonu oluşturur.
Kütleler arasında tanımlanan asimetrik boşluklar, hem doğal havalandırma sağlar hem de yeşil cephe sistemine ev sahipliği yapar.
Tasarımın merkezinde, malzemenin doğallığıyla yalın geometrinin dengesi vardır; “azın gücü” prensibine dayalı bir Akdeniz estetiği.
Görsel ve Malzeme Dili
Yapının genel estetiği, doğal taşın monolitik etkisi ile ışığın katmanlar arasında hareket eden dinamizmi arasında kurulmuş bir dengedir.
Alt kısımlardaki derin balkonlar, gizlilik ve gölge alanları yaratırken; üst katlarda bu alanlar ışığı içeri davet eden açıklıklara dönüşür.
Cephedeki bitkisel ögeler, mimarinin sert geometrisini yumuşatır ve yaşamsallaştırır.
Gece olduğunda, taş yüzeylerden süzülen amber ışıklar binayı çevresine sessiz ama güçlü bir varlık olarak taşır.
Kentsel ve Ekolojik İz
“Luma Terra Residences”, sürdürülebilir kent yaşamının taş, bitki ve ışık üçlüsüyle yeniden tanımlanmış halidir.
Her varyasyon, aynı mimari dilin farklı ritmik ifadeleridir; biri daha geometrik, diğeri daha yumuşak, bazıları daha gölgeli, bazıları daha geçirgen.
Bu yapı, doğal malzemenin dinginliğiyle modern kentin ritmini birleştiren bir manifestodur.
Tasarım süreci Rhino + Grasshopper + D5 Render + Corona Renderer platformlarında yürütülmüştür.
Malzeme sistemi:
- Cephe: Açık bej traverten dokulu prekast paneller
- Korkuluklar: Mat siyah alüminyum + cam kombinasyonu
- Zeminler: Açık tonlu taş karo + ahşap geçiş zonları
- Bitki elemanları: Asma sarmaşıklar, Lavanta, Zeytin bonsai, Ficus pumila
- Aydınlatma: Gömme amber LED hatlar + akşam saatlerinde sıcak ışık vurgusu
Parametrik süreç:
Cephe varyasyonları, “modular repetition with adaptive voids” algoritmasıyla üretilmiş;
her kütle varyasyonu, ışık–bitki–boşluk dengesine göre optimize edilmiştir.
- Yapı Malzemeleri: Doğal taş kaplama, betonarme taşıyıcı sistem, cam paneller, metal korkuluklar
- Fonksiyon Dağılımı: Alt katlarda giriş, otopark ve ortak kullanım; üst katlarda konut birimleri
- Cephe Karakteri: Dalgalı balkonlar + doğal taş yüzeyler + metal korkuluklar
- Işık Kullanımı: Geniş açıklıklar, gün ışığını maksimum alma stratejisi
- Enerji Performansı:
- Güneş ışığını pasif olarak kıran balkon çıkıntıları
- Bitkisel mikro iklim katmanları
- Geri dönüşümlü su sistemleri
- Fotovoltaik çatı panelleri