Proje Kartı
Bu proje, tarihi şehir dokusuyla çağdaş form dilinin karşılaşma noktasında konumlanır.
Cephe boyunca akan bakır hatlar, kütleye ritim kazandırırken aynı zamanda gün ışığının yönünü biçimsel bir dile dönüştürür.
Bina, çevresindeki geleneksel mimariyle tezat kurmadan, akışkan formuyla kentsel sürekliliği yeniden tanımlar.
Zemin kat, kamusal dolaşıma açık sosyal alanlar içerirken;
orta katlarda açık ofis planları ve teras çıkmaları;
üst kotlarda ise yönetim birimleri ve panoramik manzaraya açılan yeşil teraslar yer alır.
Yapı, sadece bir çalışma mekânı değil, kentin enerji akışına dahil olan yaşayan bir organizma gibi tasarlanmıştır.
- Yer: Amsterdam, Hollanda
- Tarih: 2025
- Alan: 11.200 m²
- Fonksiyon: Ofis + Ortak Alanlar + Zemin Kat Sosyal Kullanım
- Bağlam: Tarihi konut dokusu içinde çağdaş ofis bloğu
- Yaklaşım: Akışkan geometriyle kent ölçeğinde ritim ve geçirgenlik kurgusu
- Açıklama: Tasarım









Mimari dil, akışkanlık ve geçirgenlik ilkeleri üzerine kuruludur.
Cephe formu, hem iç mekânın doğal aydınlatmasını maksimize eder hem de dışarıdan yapıya heykelsi bir kimlik kazandırır.
Bakır lamellerin eğrisel hatları, kentin tarihi siluetine saygı duyarak modern bir ritmik doku yaratır.
Mekânsal Kavramsallaştırma:
Zemin Kat – Kamusal geçiş alanı, kafe, galeri ve toplantı salonu
Orta Katlar – Modüler ofis düzenleri, teras bağlantılı dinlenme alanları
Üst Katlar – Yönetim birimleri, açık teraslar ve sosyal buluşma noktaları
Bu mekânsal katmanlaşma, yapıyı kentle bütünleştirirken,
her katta farklı bir ışık yoğunluğu ve derinlik hissi oluşturur.
Görsel ve Malzeme Dili
Bakır tonlarının yumuşak parlaklığı, tarihi çevredeki taş dokularla kontrast değil uyum yaratır.
Cam yüzeylerin yansıtıcılığı, hem çevre binaları hem de gökyüzünü cepheye dahil eder.
Akşam saatlerinde iç mekândan yayılan sıcak ışıklar,
yapının kent siluetinde parlayan bir sinir ağı gibi görünmesini sağlar.
Bu durum, binayı hem gündüz hem gece yaşayan bir kent simgesi haline getirir.
Kentsel İz
Bakır Hatlarla Şekillenen Ofis Bloğu,
modern mimarinin kent dokusuyla empati kurabilen nadir örneklerinden biridir.
Yapı, durağan bir bina olmaktan çok,
ışık, malzeme ve hareketin kesiştiği bir deneyim alanıdır.
3D modelleme süreci, parametrik yüzey morfolojisi yöntemiyle yürütülmüştür.
Cam cephe eğimleri, güneş yönelimi ve rüzgâr verileri temel alınarak optimize edilmiştir.
Bakır lamel sistemleri “NURBS-based extrusion” algoritmasıyla modellenmiş;
her panelin eğimi, doğal ışığın farklı saatlerdeki yansıma açısına göre biçimlenmiştir.
Render aşamasında, PBR metal–glass kombinasyonu ve “adaptive global illumination” kullanılmıştır.
Sonuç olarak yapı, dijital modellemeden fiziksel gerçeğe taşınmış bir ışık-malzeme diyaloğu ortaya koyar.
Yapı Malzemeleri: Cam, bakır alaşımlı panel sistemleri, çelik strüktür, doğal taş zemin kaplaması
Fonksiyon Dağılımı:
- Zemin Kat: Kafe, kamusal galeri, giriş holü
- Orta Katlar: Ofis birimleri, yarı açık teraslar
- Üst Katlar: Yönetim ofisleri, sosyal teras alanları
Cephe Karakteri: Dikey bakır lamellerin arasında bükülmüş cam yüzey sürekliliği
Işık Kullanımı: Gün ışığıyla değişen renk sıcaklıkları, akşamları sıcak iç aydınlatma
Sürdürülebilirlik: Enerji verimli cam sistemleri, pasif havalandırma, yağmur suyu geri dönüşümü