Proje Kartı
Bu yapı, mimari formun dijital deformasyonla yeniden tanımlanabileceği bir prototip olarak geliştirilmiştir.
Klasik kule tipolojisi, düzeysel kat istifinden çıkarılarak dinamik bir form sürekliliğine dönüştürülmüştür.
Her katın konturu, fonksiyonel ihtiyaç ve güneş yönelimine göre yeniden biçimlenir.
Cephe yüzeyinde kullanılan biyonik ızgara sistemi, taşıyıcı elemanları gizleyerek yapıyı bütüncül bir kabuk olarak okutur.
Gündüzleri yansıtıcı beyaz yüzeylerle minimal bir kimlik kazanan bina,
geceleri içten aydınlatıldığında ışık heykeli niteliğine bürünür.
Bu yaklaşım, yapıyı sadece bir ofis bloğu değil, dijital çağın mekânsal manifestosu haline getirir.
- Yer: Ark City
- Tarih: 2026
- Alan: 11.500 m²
- Fonksiyon: Ofis, Ar-Ge Merkezi, Konferans Alanları
- Bağlam: Yüksek yoğunluklu iş merkezi dokusu
- Yaklaşım: Parametrik modelleme ve yapısal yüzey optimizasyonuna dayalı dijital mimari
- Açıklama: Tasarım









Proje, “katmanlı deformasyon” kavramı üzerinden tasarlanmıştır.
Formun kıvrımı, iç mekân sirkülasyonunu ve ışık akışını yönlendirir.
Mimari anlatı, statik bir kabuğun ötesine geçip hareket eden bir yüzey kurgular.
Mekânsal Kavramsallaştırma:
Zemin Kat – Geniş galeri boşlukları, sergi ve toplantı alanları
Orta Katlar – Açık ofis planları, modüler esnek çalışma birimleri
Üst Katlar – Ar-Ge laboratuvarları, panoramik sosyal teraslar
Kütle boyunca yükselen dikey bağlantı boşlukları, kullanıcı deneyimini sürekli bir akışa dönüştürür.
Böylece mimari, işlevi taşıyan değil; davranış biçimlerini yönlendiren bir form üretir.
Görsel ve Malzeme Dili
Beyaz kompozit yüzey, kütlenin akışkanlığını vurgularken,
cam bantların sürekliliği yapıya dijital bir transparanlık kazandırır.
Yüzey deformasyonları, yalnızca estetik değil; gölgeleme ve yönlendirme işlevi de taşır.
Bina, bu yönüyle form–işlev ikiliğini yeniden tanımlar.
Kentsel İz
Bu proje, çağdaş mimaride formun bilgiyle şekillendiği bir döneme işaret eder.
Yapı, hem dijital üretim teknolojilerinin hem de biyolojik referansların birleşimidir.
Sonuç olarak, kentte yalnızca bir siluet değil;
akış, ışık ve veriyle yaşayan bir mimari organizma olarak yerini alır.
3D modelleme sürecinde Grasshopper + Rhino altyapısı kullanılmıştır.
Yapı kabuğu, “Voronoi Mesh Deformation” algoritmasıyla biçimlendirilmiş,
her cephe paneli yüzey eğriliğine göre topolojik olarak optimize edilmiştir.
Render aşamasında fiziksel tabanlı malzeme (PBR) ve HDRI ışık simülasyonu uygulanmıştır.
Bina yüzeyi, ışığın açısına göre farklı yansımalar üreten “microshader displacement” ile desteklenmiştir.
Sonuçta yapı, dijital ortamda formun maddeleşme sürecini temsil eder.
Yapı Malzemeleri: Kompozit panel, çelik iskelet, üç katmanlı cam sistemleri
Fonksiyon Dağılımı:
- Zemin Kat: Giriş holü, sergi alanı, konferans salonu
- Orta Katlar: Ofis birimleri, toplantı odaları
- Üst Katlar: Ar-Ge merkezi, panoramik teras
Cephe Karakteri: Deforme yüzeyli parametrik panel sistemi
Işık Kullanımı: Gün ışığı optimizasyonu, akşamları dolaylı aydınlatma ile dış kabuk vurgusu
Sürdürülebilirlik: Enerji verimli cephe panelleri, doğal havalandırma, yağmur suyu geri dönüşümü