0
My Cart0,00

Shopping Cart

Close

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Proje Kartı


Bu proje, modern kentte ticari yaşantının yeni mekânsal tipolojisini araştıran bir yapı olarak kurgulanmıştır.
Yalnızca bir iş bloğu değil; çalışma, karşılaşma ve görünürlük üzerinden tanımlanan bir dikey ticaret ekosistemidir.

Yapının geometrik katmanları, fonksiyonel hiyerarşiyi görsel bir kompozisyon aracılığıyla ifade eder.
Katlar birbirinden geri çekilerek oluşturulan boşluk bantları, hem teras kullanımı hem de doğal ışığın yapıya kontrollü girişini sağlar.

  • Yer: Şehir Merkezi
  • Tarih: 2025
  • Alan: 4.200 m²
  • Fonksiyon: Ofis + Perakende + Sosyal Alanlar
  • Bağlam: Yoğun Kentsel Doku, Ana Arter Üzerinde
  • Yaklaşım: Işık, Boşluk ve Malzeme Üzerinden Dikey Kompozisyon
  • Açıklama: Tasarım

Yapı, kentsel yoğunluk içinde nefes alan bir hacim olarak düşünülmüştür.
Ticari fonksiyonlar, birbirine eklemlenen kütlelerle yataydan dikeye akan bir mekânsal süreklilik oluşturur.
Gün ışığı, keskin geometriler arasından süzülerek iç mekânda zamanın izini bırakır.

Alt kotlarda yer alan perakende birimleri, yaya sirkülasyonunu güçlendirir ve kentsel geçirgenliği artırır.
Orta kotlarda ofis ve showroom alanları, gün ışığıyla doğrudan temas eden açık planlar şeklinde tasarlanmıştır.
Üst kotlarda ise sosyal teraslar ve yönetici salonları, şehrin panoramasına açılarak yapıyı kamusal bir simgeye dönüştürür.

Kütlelerin oyuk yapısı, hem doğal havalandırma hem de görsel geçirgenlik sağlar.
Alt kotta kamusal akışla başlayan hareket, üst kotlarda sessiz ve kontrollü çalışma atmosferine dönüşür.
Bu geçiş, ticari hayatın ritmini mimari forma dönüştürür.

Mekânsal Kavramsallaştırma

Kütleler arasındaki boşluklar, ışığın yönünü belirleyen mekânsal kesitler olarak ele alınmıştır.
Her kat, fonksiyonel bir katmandan öte, enerji akışının ve insan hareketinin soyut bir izi gibidir.
Bu mimari, ticareti yalnızca ekonomik değil, mekânsal bir deneyim haline dönüştürür.

Kentsel İz

Bu proje, ticari mimarinin kentle kurduğu ilişkinin biçimsel bir ifadesidir.
Yapı, yalnızca kullanıcılarının değil, çevresindeki kamusal yaşamın da bir parçası olmayı hedefler.
Katmanlı kütlelerin oluşturduğu bu dikey kompozisyon, ticaretin soyut bir topografyaya dönüştüğü mimari bir manifestodur.

“Bir bina yalnızca ticareti barındırmaz; etkileşimi, üretimi ve görünürlüğü biçimlendirir.” A.B.M.

Dijital modelleme sürecinde, kütlelerin birbirine göre konumları ve ışığın yapı yüzeylerinde oluşturduğu kırılmalar analiz edilmiştir.
Gün ışığının günün farklı saatlerinde cephe üzerindeki etkisi, brüt betonun dokusal yoğunluğu ve cam yüzeylerin yansıtıcı karakteriyle birlikte simüle edilmiştir.
Katmanlı formun üç boyutlu kompozisyonu, hem estetik hem de fonksiyonel bir geçirgenlik oluşturmak amacıyla parametrik olarak optimize edilmiştir.
Zemin kotlarında yer alan kamusal geçişler, modelde kullanıcı hareketini yönlendiren akış hatlarıyla tanımlanmış;
üst kotlardaki teraslar ise kent siluetine açılan dinamik boşluklar olarak tasarlanmıştır.

Yapı Malzemeleri: Brüt beton, corten çelik, cam, doğal taş kaplama, metal panel detaylar
Fonksiyon Dağılımı: Alt kotlarda perakende ve sosyal alanlar, orta katlarda ofis modülleri, üst katlarda yönetici ofisleri ve teraslar
Cephe Karakteri: Katmanlı beton bloklar arasında cam bantlarla tanımlanmış düşey boşluklar, dinamik gölge–ışık dengesi
Işık Kullanımı: Gün ışığını maksimum oranda içeri alan cephe açıklıkları; gece görünürlüğünü vurgulayan lineer LED aydınlatma sistemleri
Sürdürülebilirlik: Doğal havalandırma şaftları, güneş kırıcı paneller, düşük enerji tüketimli aydınlatma, geri dönüştürülebilir malzeme seçimi