Proje Kartı
Bu proje, doğanın strüktürel prensiplerinden esinlenen biyomorfik bir yaşam bloğu olarak tasarlanmıştır.
Yapının gövdesi, kemiksi bir kabuk sisteminin içinden büyüyen organik hacimlerden oluşur.
Gündüzleri gölge sağlayan bu örgü sistem, geceleri ışıkla birlikte yarı geçirgen bir dokuya dönüşür.
Ana giriş aksındaki kubbe formundaki geçirgen kemer, kompleksin kalbinde
kamusal bir avlu işlevi görür. Bu boşluk, hem iç hem dış mekânları bir araya getirir ve
sıcak iklimlerde doğal hava sirkülasyonu sağlayan bir mikroiklim oluşturur.
Her konut birimi, yeşil teraslar ve doğal ışık avluları ile bağlantılıdır;
böylece yapının tüm yüzeyi yaşayan bir ekosistem gibi davranır.
- Yer: Ark City
- Tarih: 2026
- Alan: 58.000 m²
- Fonksiyon: Konut + Sosyal Alanlar + Kültürel Mekânlar
- Bağlam: Çöl ikliminde sürdürülebilir, gölgelikli yaşam formu
- Yaklaşım: Biyonik yapı morfolojisi, geçirgen cephe dokusu, iklimsel adaptasyon
- Açıklama: Tasarım









Mimari anlatı, “Organik Kabuğun İçinde Yaşam” kavramı üzerine kuruludur.
Yapı, doğadaki organizmaların iç–dış ilişkisini yeniden yorumlayarak, insanın barınma kavramını dijital bir doğa metaforuna taşır.
Mekânsal Kavramsallaştırma:
Zemin Kat: Kamusal avlu, sergi alanı, sosyal ve kültürel mekânlar
Orta Katlar: Konut birimleri, yeşil balkonlar, iç avlu bağlantıları
Üst Katlar: Teraslı daireler, ortak peyzaj alanları
Kemer Alanı: Gölgelikli meydan – doğal hava sirkülasyon çekirdeği
Bu mekânsal kurguda, her kat bir organizma tabakası gibi davranır; yapının kabuğu, içteki yaşamı korurken aynı zamanda ışıkla etkileşim halinde nefes alır.
Görsel ve Malzeme Dili
Yapının dili, doğadan alınan yapısal desenlerin dijital sentezidir.
Yüzeydeki doku, hem bitkisel hem mineral form özelliklerini taşır.
Krem beyaz kabuk, yumuşak LED aydınlatmayla birleştiğinde, çöl gecelerinde parlayan bir biyomorfik varlık etkisi yaratır.
Işık, yapının içinde dolaşarak formu görünür kılar; malzeme dili, hem organik hem sibernetik bir kimliği yansıtır.
Kentsel İz
Biyomorfik Yaşam Kompleksi, mimarinin yalnızca işlevsel değil, ekolojik ve duygusal bir organizma olabileceğini kanıtlar.
Kenti, doğa–insan–teknoloji ekseninde yeniden tanımlar.
Bu yapı, “barınak” kavramını biyolojik bir sürekliliğe taşır; ışık, doku ve formun ritmiyle yaşayan dijital bir habitat.
Modelleme süreci Rhino + Grasshopper + Houdini tabanlı parametrik akış analizine dayanmaktadır.
Cephe örgüsü, Voronoi–L-System hibrit algoritması ile üretilmiş;
her açıklık oranı güneş açısı, iç mekân gereksinimi ve hava akışına göre optimize edilmiştir.
Kabuğun taşıyıcı omurgası 3D baskı ile üretilebilecek modüler segmentlerden oluşur.
Bu sistem, dijital üretimle fiziksel inşayı birleştirerek veriye dayalı morfolojik bir strüktür ortaya çıkarır.
Render sürecinde gece–gündüz kontrastı, aydınlatma davranışını simüle etmek için
fiziksel ışık hesaplamalarıyla oluşturulmuştur.
Yapı Malzemeleri: Yüksek dayanımlı betonarme çekirdek, fiber kompozit kabuk, cam–alüminyum hibrit panel
Fonksiyon Dağılımı:
- Zemin Kat: Kültürel ve sosyal alanlar
- Orta Katlar: Konut modülleri
- Üst Katlar: Teraslı konutlar ve yeşil çatılar
Cephe Karakteri: Organik örgü kabuk, ışık geçirgen yüzey kurgusu
Işık Kullanımı: Gündüz gölgeleme, gece iç mekânın dışa yansıtıldığı optik ışık zar sistemi
Sürdürülebilirlik: Doğal havalandırma, pasif soğutma, güneş ışığı filtreleme kabuğu