0
My Cart0,00

Shopping Cart

Close

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Proje Kartı


Bu proje, doğal formların mimariyle yeniden yorumlandığı, kent içinde boşluk yaratmayı amaçlayan bir konut yapısıdır.
Yapının kemer biçimli açıklıkları, hem taşıyıcı hem geçirgen elemanlar olarak işlev görür;
böylece kütle, monolitik bir cephe olmaktan çıkar, ışığın içeri süzüldüğü bir zar haline gelir.

Zemin kat, kamusal bir geçit gibi tasarlanmış; yapı iki blok arasındaki açıklıkla doğal hava akışı ve görsel süreklilik sağlamaktadır.
Üst katlarda ise iç–dış sınırı belirsizleştiren balkonlar, kentsel manzarayla bütünleşir.
Beyaz sıvalı yüzeyler, güneşin açısına göre sürekli değişen yumuşak gölgeler üretir —
böylece cephe, gün boyunca hareketli bir ışık heykeline dönüşür.

  • Yer: Ark City
  • Tarih: 2026
  • Alan: 21.500 m²
  • Fonksiyon: Konut + Kamusal Geçiş Alanları + Kentsel Teraslar
  • Bağlam: Akdeniz ikliminde, sık dokulu kentsel doku içinde nefes alan yapı bloğu
  • Yaklaşım: Biyomorfik form dili, geçirgen kütle anlayışı, ışıkla tanımlı mekân kurgusu
  • Açıklama: Tasarım

Mimari anlatı, “Boşlukla Şekillenen Form” kavramı üzerine kuruludur.
Yapı, kütleden çok boşluğu oyma sanatıyla biçimlenmiş bir heykel gibidir.
Mekânsal kurguda her kemer, hem sınır hem de geçiştir; ışığın yönü, gölgenin derinliği, formun kimliğini belirler.

Mekânsal Kavramsallaştırma:
Zemin Kat: Kamusal geçiş avlusu, kafe ve galeri alanları
Orta Katlar: Konut birimleri, iç avlularla doğal havalandırma
Üst Katlar: Özel teraslar, bitkilendirilmiş açık alanlar
Boşluk Köprüsü: Bloklar arasında görsel ve mekânsal geçirgenlik

Bu boşluk–kütle dengesi sayesinde yapı, kentsel ölçekte bir nefes aralığı işlevi görür.

Görsel ve Malzeme Dili

Yapının beyaz kabuğu, ışık ve gölge arasındaki en saf kontrastı oluşturur.
Cephedeki kemer geçişleri, aynı anda hem strüktürel hem de şiirsel bir dil üretir.
Malzeme, doğrudan dokunma hissi uyandıran pürüzlü, elle işlenmiş yüzey dokusu ile tanımlanmıştır.
Yapı, gün ışığında soyut bir heykel, akşamları ise iç mekân ışıklarıyla
içten parlayan bir organizma halini alır.

Kentsel İz

Kemer Morfolojili Konut Yapısı, kenti yalnızca doluluklarla değil,
boşlukla da biçimlendiren bir mimari öneridir.
Yapı, Akdeniz güneşini malzeme üzerinden şiirsel bir deneyime dönüştürür;
ışıkla var olur, gölgeyle nefes alır.
Sonuçta ortaya çıkan form, mimariyle heykel arasındaki çizgiyi siler;
yaşayan bir boşluk mimarisi.

Modelleme süreci Rhino + Grasshopper + Twinmotion tabanlı parametrik biçim analizine dayanır.
Kemer geometrileri, organik loft yüzeylerle oluşturulmuş ve yapısal kabuk simülasyonu üzerinden optimize edilmiştir.
Cephe yüzeyleri, “noise displacement” tabanlı dokularla pürüzlendirilmiş,
ışığın gün içi değişimine tepkisel davranacak şekilde fiziksel render algoritmalarıyla test edilmiştir.

Yapının kabuk kalınlıkları, hem strüktürel stabilite hem de estetik bütünlük gözetilerek
3D baskıya uygun modüler segmentlerle yeniden modellenmiştir.

Yapı Malzemeleri: Lif katkılı beyaz beton, mikro dokulu sıva, düşük emisyonlu cam paneller
Fonksiyon Dağılımı:

  • Zemin Kat: Kamusal geçit, galeri, kafe alanları
  • 1–5. Katlar: Konut modülleri
    1. Kat: Sosyal teraslar ve özel avlular
      Cephe Karakteri: Heykelsi kütle dili, ışıkla biçimlenen kemer boşlukları
      Işık Kullanımı: Doğal aydınlatma optimizasyonu, içe süzülen yumuşak gölgeleme
      Sürdürülebilirlik: Pasif iklimlendirme, doğal havalandırma, yerel malzeme kullanımı