0
My Cart0,00

Shopping Cart

Close

Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Proje Kartı


Aeon Flow Resort”, doğanın sürekliliğini ve suyun hareketini mimariye dönüştüren bir sahil kompleksi olarak tasarlanmıştır.

Formlar, rüzgârın yönü, kıyı eğrisi ve dalga akışı referans alınarak parametrik olarak şekillenmiştir.
Her bir katman, doğal peyzajla bütünleşen bir topografik yüzey gibi davranır.

Yapı, yalnızca bir otel değil; doğanın kendi ritmiyle nefes alan bir ekosistem yapısıdır.

  • Yer: Hint Okyanusu Kıyısı
  • Yıl: 2040
  • Alan: 38.000 m²
  • Fonksiyon: Resort Hotel + Ekolojik Villa Kompleksi + Spa ve Wellness Alanları
  • Bağlam: Doğal topoğrafya ile bütünleşik, akışkan formlu kıyı yapısı
  • Yaklaşım: Organik geometri + sürdürülebilir sistem entegrasyonu

Kavramsal tema: “Dalgaların Hafızası – Suyun Sürekliliği – Yaşayan Form.”

Proje, kıyı çizgisinin dalgalı hareketini mimari bir dil olarak yeniden yorumlar.
Bu kıvrımlar, deniz ve kara arasındaki geçişin bir metaforu haline gelir.

Her katman, farklı bir fonksiyonel deneyim sunar:

  • Zemin Kat: Resepsiyon, restoran, spa ve yüzme alanları
  • Orta Katlar: Panoramik konaklama birimleri
  • Üst Katlar: Sky villas, açık teraslar ve sonsuzluk havuzları
  • Köprü Katları: Doğa geçişleri ve yaya rotaları

Bu kademeli sistem, insan ve doğa arasındaki sınırları eriterek mekânın sürekliliğini sağlar.

Görsel ve Malzeme Dili

Yapının dili, deniz kabuklarının doğal formundan ilham alan bir akışkanlık üzerine kurulmuştur.
Beyaz yüzeyler, hem ışığı yansıtır hem gölgeyi şekillendirir.
Bu sayede yapı, gün içinde renk ve yoğunluk değiştiriyormuş gibi bir etki yaratır.

Katmanlar arasında yer alan yeşil köprüler, doğanın yapıya sızmasını sağlar ve kentsel bir orman dokusu oluşturur.

Cam yüzeylerin sürekli kıvrımı, gökyüzü ve suyun yansımalarını mekânın bir parçası haline getirir.

Yapı, yalnızca manzaraya bakan değil, manzaranın bir uzantısı olarak var olan bir form yaratır.

Kentsel ve Ekolojik İz

Aeon Flow Resort”, doğal biçimlerin mimariye evrimleşmiş hâli olarak tasarlanmıştır.
Her yüzey, ekolojik bir işlevi taşır; her boşluk, ışık ve havanın dolaşımına hizmet eder.

Bu proje, yapay ile doğalın birleştiği bir varlık gibidir.
Kıyı boyunca uzanan siluet, doğanın kendi geometrisini yansıtırken, insanın varlığını estetik bir sessizlikle ifade eder.

Tasarım süreci Rhino + Grasshopper + Unreal Engine + Twinmotion üzerinde yürütülmüştür.

Malzeme sistemi:

  • Yapısal kabuk: Hafif kompozit fiber + nano-yansıtıcı beyaz kaplama
  • Cephe: Geniş cam yüzeyler + güneş kırıcı şeffaf membranlar
  • Zemin: Kalsit bazlı doğal taş + bambu kaplama
  • Aydınlatma: Gömülü LED sistemleri (yüzey boyunca kılcal hatlar halinde)
  • Enerji: Güneş panelleri + rüzgâr mikro-türbinleri
  • Peyzaj: Tropikal bitki çeşitleri + su bazlı mikrohabitatlar

Yapı yüzeyi, algoritmik bir “flow morphogenesis” sistemiyle modellenmiş,
her eğriye göre enerji ve ışık yönlendirmesi optimize edilmiştir.

Yapısal Sistem: Çelik-kompozit hibrit iskelet + fiber monokok kabuk

Enerji Performansı:

  • 100% yenilenebilir enerji entegrasyonu
  • Yağmur suyu geri dönüşüm sistemi
  • Termal cam kabuk ile pasif soğutma
  • Fotovoltaik yüzey alanı: 3.200 m²